GTR MENA Dubai 2026 Etkinliği Ardından İzlenimler
16 Şubat 2026 | Linkedin: GTR MENA Dubai 2026 Etkinliği Ardından İzlenimler
9-12 Şubat tarihlerinde GTR MENA ve ICC Dubai ile IFC’nin düzenlediği “Trade and Supply Chain Finance Roundtable” etkinliklerine katılmak üzere Dubai’deydim.
Dubai finans merkezinde, birbirinden heybetli ve neredeyse sınırsız katlı çok sayıda gökdelenler var. İnşaat teknolojinin geldiği bu nokta, mekan-insan ilişkisinde karmaşık duygular yaratıyor. Bir taraftan teknolojiden büyülenirken, diğer taraftan insan ruhunu ezen bu yapılaşmada değersiz ve yalnız hissetmemek elde değil.
Dubai sadece binaları ile değil finans ve ticaretin merkezi olarak kendine has bir sistem oluşturmuş. Pek çok ülkenin kurumlarında gördüğümüz tarihsel yüklerden arınmış, geleneksellikten uzak ve modern. Ne de olsa 1970’ler de kurulmuş.. Ama bir o kadar da yapay bir şehir. Şehirde sadece gökdelenler büyük otoyollar ve lüx arabalar var. Caddelerde insan yok. Beyrut cafelerinin cıvıl cıvıl insanları olmasa sanki kendinizi bir bilimkurgu şehrinde hissedebilirsiniz.
Şehri bir kenara bırakırsak, etkinlikler sırasında iş adamları, fintech ve tratech firmaları ve sınır ötesi ticaretteki büyük değişimin üzerine çalışan endüstri uzmanları ile yüz yüze görüşmek ufuk açıcıydı.
GTR’dan Genel İzlenimler
Bölgenin önde gelen ticaret, ihracat, emtia ve tedarik zinciri finansmanı buluşması olan etkinlikte 1.800’ün üzerinde katılımcı vardı. Katılımcıların yüzde 54’ünü şirketler ve trader’lar oluşturdu.
GTR MENA 2026 için açıklanan 80’den fazla uzman konuşmacı listesine bakıldığında, konuşmacı profilinin ağırlıklı olarak finansal kuruluşlar ve uluslararası ticaret kurumlarından oluştuğu görülüyor. Konuşmacı dağılımı, ticaret ve ihracat finansmanının tüm boyutlarını kapsayacak şekilde kurgulanmış, stratejik olarak dengeli bir ekosistemi yansıtıyor.
GTR MENA 2026 gündemi, jeopolitik belirsizlikler ve hızlı teknolojik değişimlerin şekillendirdiği yeni küresel ticaret düzenine uyum sağlamaya odaklanıyor. Bu çerçevede öne çıkan temel öncelikler;
-stratejik dayanıklılık,
-dijital entegrasyon ve
-petrol ve gazın ötesine geçen çeşitlendirme olarak özetlenebilir.
Etkinliğe genel olarak bankacılık ve finans sektörünün açık ara hâkim olduğunu söyleyebilirim. Şirketler, danışmanlar ve tedarik zinciri finansmanı alanında faaliyet gösteren teknoloji sağlayıcıları da yer aldı; ancak KOBİ’lerin etkinlikteki varlığı belirgin şekilde eksikti.

GTR etkinliğinde öne çıkan ana başlıklar ve eğilimler şunlardı:
1) Bölge ülkeleri, petrol ve gaza bağımlılığı azaltmak, bölgesel pazarları derinleştirmek ve küresel tarife belirsizliklerinden faydalanmak amacıyla Çin ve Hindistan gibi ülkelerle ticari ilişkilerini güçlendiriyor.
2) Teknoloji artık yalnızca maliyet veya zaman tasarrufu sağlayan bir araç olarak görülmüyor; tedarik zinciri güvenliği, şeffaflık ve dolandırıcılığın önlenmesi açısından vazgeçilmez kabul ediliyor.
3) Tedarik Zinciri Finansmanı ve “embedded finance”, şirketlerin likiditeye erişimi ve nakit akışı yönetimi için önemli araçlar haline gelirken, İslami ticaret finansmanı da hızla büyüyerek pazarda daha büyük bir pay alıyor.
4) Şirketler, Kızıldeniz ve diğer kritik deniz yollarında yaşanan aksaklıklar gibi riskleri yönetebilmek için gerçek zamanlı veri ve öngörüsel analizlere giderek daha fazla başvuruyor.
4) Uyum ekiplerinden, ticaret belgelerini doğrulamak ve giderek karmaşıklaşan dolandırıcılık yöntemlerini tespit edebilmek için dijital yetkinliklere sahip olmaları bekleniyor.

“Dijital ticarette parçalı yapılar sorunu” oturumunda öne çıkan başlıca noktalar ise şöyleydi:
- Standart veri, birlikte çalışabilirliğin temelidir. Standartlar sayesinde şirketler, lojistik firmaları, bankalar ve hatta gümrük otoriteleri aynı yapı içinde birbirine bağlanabilir.
- Dijitalleşmenin faydaları verimlilik artışının ötesine geçiyor; tedarik zincirlerini güçlendiriyor, yolsuzluğu azaltıyor, şeffaflık ve izlenebilirliği artırıyor. Bankalar açısından şeffaflık, etkin uyumun temel unsuru olarak öne çıkıyor.
- Dijitalleşme, ticaret akışlarında gerçekte neler olup bittiğini görünür kılıyor ve KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak daha kapsayıcı ve etkin finansman süreçleri sağlıyor.
- Bankacılık sektörü, teknoloji sağlayıcılarının politika yapımında öncü rol üstlenmesi fikrine tam olarak katılmıyor.
- ICC DSI, Politika yapımının kamu yararını gözetmesi, açık ve tarafsız olması gerektiği vurgulanıyor. Hiçbir katılımcı belirli bir platformu kullanmaya zorlanmamalı; çünkü platformlar ticari yapılar ve aşırı etki piyasa dengesini bozabilir.
- Bankalar dijital platformları test etmeye açık olsa da, net bir yasal çerçeve olmadan bu çözümleri ölçeklendirme konusunda temkinli davranıyor.
- -Sınır ötesi hukuki birlikte çalışabilirlik, ölçekli dijital dönüşümün temelini oluşturacak. Ancak yalnızca yasal düzenlemeler yeterli değil; makine tarafından okunabilir ve yapılandırılmış veri olmadan uygulama mümkün değil.
- Temel sorun, veriyi güvenli ve güvenilir bir şekilde serbest bırakabilmek; yani verinin bütünlüğünü ve güvenini koruyarak paylaşımı sağlamak.
“Uluslararası ticarette yapay zekâ” oturumunda öne çıkan başlıca noktalar ise şunlardı:
- Yapay zekâdan etkin şekilde faydalanabilmek için temiz ve yüksek kaliteli veri şart.
- Yapay zekânın bağlamı anlayabilme yeteneği, ticaret finansmanı kullanım alanlarında doğruluğu ve katma değeri önemli ölçüde artırıyor.
- Ticaret finansmanı alanında yapay zekâ şu anda daha çok deneme ve erken ölçekleme aşamasında. Bir sonraki aşamalar dönüştürücü ve devrimsel olacak; nihai aşama ise yapay zekâ doğrudan entegre edilmiş, “AI-native” ticaret finansmanı olacak.
- Blockchain, işlem zincirindeki tüm tarafların aynı yapıda yer almasını gerektirdiği için ticaret finansmanında ölçeklenemedi. Ancak “risk distribution- risk dağıtımı” ve “regülasyona tabi varlıkların – securities, RWA” tokenizasyonu gibi kullanım alanları daha ölçeklenebilir fırsatlar sunabilir.
- KOBİ’lerin finansmanında bilgi asimetrisi hâlâ önemli bir sorun. Yapay zekâ, doğru soruları sorarak gerekli veriyi toplayabilir, KOBİ’lerin finansal kapsayıcılığını artırabilir ve finansal geçmiş ile davranış verisi eksikliklerini gidermeye yardımcı olabilir.
- Basel düzenlemeleri ve sermaye maliyeti açısından bakıldığında, yapay zekâ geleneksel bankacılıkta kredinin maliyetini kayda değer ölçüde düşürmüyor.
- Kredi fiyatlaması KOBİ’lerin finansmana erişimindeki en büyük engellerden biri olduğu için, yapay zekâ bu noktada sınırlı etki yaratıyor. Buna karşın, banka dışı finansman tarafında daha düşük maliyetli çözümler için fırsat sunabilir.
- Dijital platformlar her zaman yalnızca risk azaltıcı değil, zaman zaman yeni riskler de yaratabiliyor. Bu nedenle platformlar ve fintech’ler, finansal istikrar ve güvenin sağlanması için iyi düzenlenmeli ve etkin şekilde denetlenmeli.
“Verinin sektör önceliklerini nasıl değiştirdiğine” odaklanan oturumda ise şu noktalar öne çıktı:
Dijital çağda bilginin en değerli emtia olduğu vurgulandı.
Asıl zorluk; gizlilik, güvenlik, veri egemenliği ve iyi yönetişimi güvence altına alırken, taraflar arasında kesintisiz iş süreçlerini mümkün kılacak protokolleri oluşturmak.
Verifiable.Trade, ticaret belgelerinin makine tarafından okunabilir formatta, eşler arası işlem yapısını koruyarak ve aynı zamanda kamu otoritelerinin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde paylaşılabildiği bir dijital dönüşüm vizyonu ortaya koyuyor.
Sonuç olarak,
GTR MENA ticaret finansmanının geleceğinin verimlilik artışından ziyade dayanıklılık, güvenilir veri ve birlikte çalışabilir dijital sistemler üzerine kurulacağını gösterdi.
Ancak uygulamada finans dünyası hâlâ bankalardan miras kalan, statik ve silo yapılarında ilerliyor; kusursuz ticaret ve finans sıkça dile getirilse de, bankalar net yasal altyapılar ve üzerinde mutabık kalınmış standartlaştırılmış ticaret verileri olmadan üçüncü taraf platformlara güvenmekte isteksiz davranıyor.